Avrupa’da Hip Hop Yazı Dizisi – 1. Bölüm

25 Ağustos 2017 Makale/Röportaj Özel Listeler


Bu zamana kadar hep hip hop’un doğduğu yer olan Amerika’daki hip hop tarihine ve bu kültürün oradaki yankılarına baktık. Bu hafta bu kültürün Avrupa coğrafyasında nasıl filizlendiğine değineceğiz. Farklı sosyal, kültürel ve politik etmenle,r hip hop’un Avrupa’da ve hatta Avrupa’nın farklı şehirlerinde farklı gelişmesine neden oldu.

Avrupa’ya hip hop’un zihniyetinden ve bütün elementlerinden önce breakdance ulaştı ve ilk başlarda breakdance popüler oldu. İngiltere başta olmak üzere 70’lerden itibaren belli yerlerde tek tük olmakla beraber underground rap konserleri organize edildi. ABD’den turneye çıkan rapper’lar buralarda sahne alıyorlardı ama o dönem çok rağbet görmüyorlardı. Avrupalı gençler TV, radyo gibi iletişim araçlarının etkisiyle Amerikalı rapper ve hip hop’çuları taklit ediyorlardı. Partiler düzenliyor ve Amerikalılar gibi rap yapmaya çalışıyorlardı.

Şunu özellikle belirtmek gerekir ki, Avrupa’da hip hop kültürü ve rap, Amerika’daki gibi hiçbir zaman olmadı. Bugün bile; çünkü ABD’deki siyahi göçmenlerin yaşadığı sorunlarla Avrupa’ya göç eden insanların durumları ve karşılaştıkları sorunlar aynı değildi. Örneğin; (Fransa’yı daha sonraki zamanlarda bu konuda detaylı inceleyeceğiz) kısaca değinmek gerekirse; Fransa’da 80’lerin sonu ve 90’larda rap, Kuzey Afrikalı göçmenlerin ghetto’larda tutunduğu bir dal oldu.

İngiltere’de Hip  Hop

Linton Kwesi Johnson

70’lerde İngiltere öncelikle pop ve trip-hop’a yaklaştı. İlk zamanlarda hip hop veya rap, çok güçlü politik ve sosyal mesajlar barındırmıyordu çünkü göçmenler ABD’deki Afrikalılarla aynı sosyal ve kültürel yapıda değildi. İngiltere’deki göçmenlerin hakları korunuyor ve bu gruplar temsil ediliyordu. Baskı, isyan daha yerel gruplarda vardı ama genele çok yayılmadı. Bu dönemde İngiltere’de muhalif sanatçı diyebileceğimiz Karayip kökenli Linton Kwesi Johnson vardı.

Linton Kwesi Johnson, Jamaika’da doğdu ve 1963 yılında İngiltere’ye göç etti. Üniversitede sosyoloji okudu ve yine okul yıllarında Kara Panterler’e katıldı. Şiir yazarlığı, müzik alanlarında atölyeler gerçekleştirdi. Çalışmalarını birkaç davulcudan ve söz yazarından oluşan “Rasta Love” adlı küçük bir grupla geliştirdi. Johnson’ın siyahiler ve sorunlarına değindiği şiirleri daha sonra İngiltere’de çıkan “Race Today” dergisine haber oldu. Zamanla şiirleri bu dergide daha fazla yer aldı ve Johnson’ın ismi İngiltere’de ve hip hop alanındaki mücadelede daha fazla duyulur oldu. İngiltere’nin bu alandaki önemli ismi Johnson oldu.

Bunun dışında İngiltere’de rap 70’li yıllarda punk ve grunge’ın gerisinde kaldı. Bu müzikler o dönem İngiltere’nin politik sahnesinde rap’e göre daha ön plandaydı. 2000’lere geldiğimizde ise bunun tam tersi bir durum oluştu. Globalleşmeye bağlı olarak rap ve hip hop medyada daha çok öne çıktı ve bu durum Avrupa’ya da sıçradı. Grunge ve punk ise 70’ler ve 80’lerdeki popülaritesini bir ölçüde kaybetti. Şimdilerde ise “grime” ve “dub rap”le beraber evrilerek popülarite kazanmaya başladı. Yeni seslerin ortaya çıkması bir yana İingiltere müzik sahnesinde tanınan isimler de bu tarzlara yönelmeye başlafı. (İlerleyen yazılarda İngiltere’ye daha detaylı değineceğiz.)

Avrupa’da, Amerikan tarzı rap ve hip hop kültürünü başlatan veya uygulamaya koyanlar ikinci jenerasyon göçmenler oldu ama Amerikalılar’ın her şeyini taklit etmediler. Kendi yaşadıkları yere, kültüre ve kendi kişilik özelliklerine göre bu tarzı adapte edebildiler. Kendi sosyal ve kişisel özellikleri doğrultusunda özellikle kendi dillerinde söyleyebilmeleri önemli bir gelişmeydi. Örneğin Fransa’da, Almanya’da veya eski Yugoslavya’da gençler kendi dillerinde rap yapmayı öğrendiler ve kendi kimliklerinden de uzaklaşmadılar. Bu da zaten hip hop’un önemli değerlerinden bir tanesidir.

Photo Credit: kingpintv.net

Avrupa rap ve hip hop’unda belirgin bir özellik ise Amerika’daki hip hop’la karşılaştırıldığında, Avrupa rap’inde daha iyi bir form ve üslup yaratma amacı oluştu ve estetik kaygıyı gözeten bir stil belirdi. Avrupa rap’i daha çok Amerikalı hip hop oluşumu “Zulu Nation”a yakındı. Fakat Polonya ve Yugoslavya gibi eski demir perde ülkelerde rap daha militan ve underground bir tarzla karşımıza çıktı.

 

Bugün Avrupa’da rap’in ve hip hop’un sesi, 70’li ve 80’li yıllara göre daha fazla çıkıyor ama belli bir kesimi underground olarak daha politik ve sosyal bir yapıdayken, büyük bir kesimi ise Amerika’daki gibi ticarileşmeye başladı ve ilk doğduğu yıllardaki halinden uzaklaşmaya başladı. Soft-dance tarzı örneğin, rap stiline yaklaştı ve bu tür yayın yapan radyolar tarafından rap bir bakıma ele geçirildi. Rap ve hip hop kültürü sadece vokal teknik ve beat’leri ile değil; moda, yaşam stili ve davranışlarda “trend” halini aldı. Rap, bununla birlikte daha çok R&B ile harmanlandı, veya daha doğru bir ifade ile “R&B”leşti.

Avrupa’da şu an için rap müziği ilk amacından çok uzakta denilebilir; ama sadece göçmen gençlerin değil, multietnik kökenli kişilerin kendi yollarını çizmek ve bunu topluma adapte etmek isteyenlerin müzik tarzı olma özelliğini de bir bakıma koruyor.

Avrupa’da hip hop serisine ara ara değinerek farklı Avrupa ülkelerinde bu kültür nasıl bir yapılanma veya gelişme gösterdiğine detaylıca bakacağız.

Şimdilik size Avrupa’dan çıkmış veya şu an yükselen seslerden bir hip hop seçkisiyle baş başa bırakıyoruz.

Avrupa’da Hip Hop Özel Listesi


,

Paylaş