Free Flow Festival Gerisayım: MC LYTE

27 Ağustos 2017 Makale/Röportaj


“Free Flow Festival”de Türkiye’deki hip hop hayranları ile buluşacak isimlerden birisi, hip hop dünyasının önemli kadın rapper’larından MC Lyte olacak. MC Lyte’ı daha yakından tanımak ve başarılı müzik kariyerini yeniden hatırlamak için hip hop dünyasının bu güçlü kadınını bu hafta köşemize taşıyoruz.

MC Lyte, öncelikle kadın şiddeti, cinsel ayrımcılık konularını rap’e taşıyan ilk isim oldu ve böylece ondan sonra gelen kadın rap’çilere (Queen Latifah, Missy Elliot vb.) önemli bir rehber oldu.

MC Lyte, gerçek adıyla Lana Moorer, 11 Ekim 1971’te Queens, New York’ta dünyaya geldi ama Brooklyn’de büyüdü. Lana’nın abileri Milk ve Gizmo’nun o dönem kurduğu “Audio Two” adında bir rap grubu vardı. Lana daha çocukken evde rap müzikle tanıştı ve 12 yaşındayken bir profesyonel gibi rap yapabilmeye başladı. Babası, Nat Robinson 1987 yılında “First Priority” adıyla bir müzik şirketi kurdu ve Lana’nın ilk single’ı “I Cram to Understand U (Sam)” bu şirketten çıktı. O zamanki sahne adı “Sparkles” olan Lana Moorer’ın bu single’ı bir klasik halini aldı ve başarılı rapçi bu albümle genç yaşta çok profesyonel bir iş çıkardı.

1988 yılında sonradan MC Lyte lakabını kullanmaya başlayan Lana’nın First Priority’den ilk albümü çıktı. “Lyte as a Rock,” Ray Charles, Helen Reddy ve Four Season gibi isimlerden örnekler taşıyordu ve albüm özellikle hikaye tarzındaki sözleriyle öne çıkıyordu. “10% Dis” ve “Paper Thin” gibi parçaların karakterleri ve kurgusu vardı.

“Lyte as a Rock,” ardından, “Eyes on This” albümü çıktı ve MC Lyte bu albümü çıkardığında daha 19 yaşındaydı. People dergisinin o dönemki müzik eleştirmeni Michael Small, “Bu albüm güçlü, sözünü sakınmayan kadın rapçi namını devam ettirdi ve hatta bu ünü güçlendirdi” diye yazdı. Bu başarısı ona Carnegie Hall’da performans gösteren ilk kadın rapçi ünvanını da getirdi. “Eyes on This” albümü pek çok açıdan öne çıktı. Albümde yer alan “Cha Cha Cha” parçası, Billboard’un o dönemki en iyi rap parçası sıralamasında ilk sıraya yükseldi. Şiddet ve özellikle kadına şiddet karşıtı sözleriyle öne çıkan parça “Cappucino,” oldukça ses getiren bir eser oldu. Bu albüm sonrasında kadına şiddet konusunda pek çok yerde konuşmalara katıldı. Ayrıca “AIDS farkındalığı” ve bilinçlendirme kampanyalarında da yer aldı. 80’lerin sonu, 90’ların başı, MC Lyte’ın parladığı ve sosyal konularda da söz sahibi olduğu yıllar oldu.

Üçüncü albümünü yapmak için Bel Biv Devoe üçlüsünün prodüktörleri Wolf ve Epic’le çalıştı. 1991’de “Act Like You Know” albümü dinleyiciyle buluştu. Albüm, Lyte’ın bilinen tarzından oldukça farklı bir tarzdaydı ve R&B’ye yaklaşıyordu. MC Lyte’ın R&B’ye ağırlık verdiği bu albüm, hayranları tarafından pek hoş karşılanmadı. Özellikle, “When In Love,” “Poor Georgie,”ve “Eyes are the Soul” parçaları “piyasaya oynayan parçalar” olarak değerlendirildi. Bu albüm, her türlü eleştiriye ve hayranlarının hayal kırıklığına rağmen, MC Lyte’ın cesaretinin ve kalıplara sığmadığının bir göstergesiydi. Zaman geçtikten sonra şarkıları da kabul görür ve beğenilir hale geldi.

1993 yılında MC Lyte, dördüncü albümü, “Ain’t No Other”ı çıkardı. Bu albüm, MC Lyte’ın etkin ve güçlü rap sözlerinden oluşuyordu ve hayranlarının beklediği eski tarzında bir albüm oldu.

Albümün içinde yer alan single “Ruffneck,” en iyi rap single’ı dalında sanatçıya Grammy getirdi. Ayrıca “Ruffneck” ile sanatçı Altın Sertifika’ya sahip olan ilk kadın rapçi ünvanına da sahip oldu.

90’ların ortasında yeni bir müzik şirketiyle anlaşma imzaladı ve 1996 yılında “Bad As I Wanna B” albümünü çıkardı. Albümde yer alan “Cold Rock Party” parçasında MC Lyte, Missy Elliot ile düet yaptı.

Kariyerinde düet yaptığı isim sadece Missy Elliot ile sınırlı değildi. MC Lyte, Giovanni Salah, LL Cool J ve ünlü kadın R&B grubu “XScape” ile de ortak çalışmalara imza attı. Bu albümde yer alan bir diğer parça, “Keep On Keepin’ On,” ona bir kez Altın Sertifika kazandırdı.

MC Lyte, kariyerinde sadece müzisyen kimliğiyle öne çıkan bir isim olmadı; sosyal sorumluluk projelerinde yer aldı, aktivist kimliğiyle de adı anılan bir sanatçı oldu. Bunun yanı sıra 90’ların sonuna doğru pek çok TV programında da boy gösterdi. Bu nedenle 90’ların sonuna doğru New York’tan Los Angeles’a gitti ve kariyerine orada devam etti.

MC Lyte 30 Eylül’de Free Flow Festival sahnesinde!

MC Lyte, günümüzde hip hop ve rap dünyası içinde hala gücünü koruyan birkaç kadın rapçiden bir tanesi. MC Lyte 30 Eylül’de Küçükçiftlik Park’ta gerçekleşecek Free Flow Festival’da Türkiye seyircisiyle buluşacak isimlerden biri olacak. Bu yazı aracılığıyla onun kariyerine ve başarılarına daha yakından baktık. Güçlü yorumları ve cesur sözleriyle MC Lyte’ı kısa bir zaman sonra canlı olarak izleyebilmek için sabırsızlanıyoruz!

 

 


,

Paylaş