Hip Hop’un Kimlik Mücadelesi

26 Temmuz 2017 Makale/Röportaj


Nielsen’in ABD müzik endüstrisi üzerine yaptığı araştırma hip hop’un ABD müzik tarihinde ilk defa rock ve pop müziği geçtiğini ortaya koyuyor. Buna göre rock müzik artık ABD’deki en ünlü müzik türü değil. 2017 yılının ilk yarısı itibariyle Amerikan müzik endüstrisinde gözle görülür hale gelen bu değişime göre hip hop ve R&B, ABD müzik dünyasında krallığını ilan etmiş durumda.

Örneğin, Ed Sheeran’ın “Shape of You” hit’i 2017 yılının bu zamana kadar en çok dinlenen şarkısı oldu ve 2 milyon adet sattı. Yıl sonuna kadar da bu sayının artması bekleniyor. Kendrick Lamar’ın son albümü “DAMN.” tüm dünyada büyük ses getirdi. Çıktığı ilk hafta müzik listelerinde 1 numaraya yükseldi ve çıktığı ilk hafta “Bilboard 200” listesinin ilk sırasındaydı. Listelerin yanı sıra albüm, 603 bin kopya satarak olağanüstü bir satış grafiği yakaladı.

İstatistikler de bu başarıları doğrular nitelikte: Şöyle ki, R&B ve hip hop ABD’de müzik tüketiminin bugün % 25.1’ini oluşturuyor. Buna karşın rock müzik ise %23’te kalmış durumda. Bununla beraber bu değişim sadece albüm veya şarkı listeleriyle sınırlı değil; R&B ve hip hop rock ve pop’a oranla dijital mecralarda (Spotify ve Apple music) dinlenen ve popüler olan 2.müzik türü oldu.

Bu bahsettiğimiz, işin müzik kısmını oluşturuyor. Müzikle paralel giden bir de moda ayağı var ve bu durum geçmişe oranla daha çok göze çarpıyor. ABD müzik endüstrisi her dönem moda alanı ve markalarıyla iç içe geçmiş durumdaydı ve birbirini hem ekonomik hem kültürel olarak besliyordu. Özellikle hip hop alanında bunu yıllardır çok net gördük ve bugün de görüyoruz. Yalnız geçmişle kıyaslandığında bugün durum biraz daha farklı. Geçmişte ana akım moda markaları hip hop’tan besleniyordu ve bundan dolayı büyük kampanyalar veya ses getiren anlaşmalar bu kadar fazla değildi. Bugün ise büyük moda markalarının hip hop’u “önemsemeye” başladığını fark edebiliriz. Özünde alt kültürün ögelerini barındıran, muhalif olan bu kültürü, bugün büyük markaların kucaklaması ne ifade ediyor?

Tüm bu olguları beraber düşündüğümüzde hip hop’un bugünkü durumu ile ilgili bir kaç yorumda bulunulabilir, tartışılabilir.

Hip hop’un çıkış hikayesini bir kaç hafta önce bir yazı dizisiyle anlatmaya çalışmıştık. Burada kısaca değinmek gerekirse, hip hop Afrikalı Amerikalılar’ın Amerika’ya göç ettikten sonra yaşadığı problemlere, ötekileştirmeye karşı geliştirdikleri bir takım çözümlerin, birliğin ve ekonomik kalkınmanın aracıydı. İsyankar, muhalif, alt kültüre ve sokağa ait, oradan beslenen bir kültürü temsil ediyordu. Bundan dolayı ana akımdan uzak, onu eleştiren ve ondan ayrılan bir tavrı vardı her zaman. Bugün de kısmen bu durum geçerli.

Hip hop ve rap, en güçlü ve politik olarak da en çok sesleri çıkan yılları olan 70’lerden bugüne, kimi zaman ana-akımdan faydalandı, kimi zaman ana akım tarafına yöneldi fakat ilk çıktığı felsefeden biraz uzaklaştı. Hala hip hop dünyasının ve kültürünün arkasında siyahi özgürlük mücadelesini sürdüren ve dönemin politik sorunlarıyla ilgilenen bir kesim var ancak bu biraz “sahne ışıklarınının” arkasında kalıyor gibi. Hip hop ve özellikle hip hop’un en güçlü silahı rap, dönemin ve sistemin gücü etkisiyle gerek moda alanında gerek festival ve konserlerde şimdinin güçlü bir kazanç kapısı halini aldı.

Hip hop’un ilk yeşerdiği yıllarda siyahilerin ekonomik olarak kalkınabilmeleri ve dayanışması için rap ve hip hop kültürü bir araç olarak kullanıldı. Rap bu süreçte çok önemli bir kazanç kaynağı oldu. Rap’in hem sorunlara farkındalık yaratma hem de kazanç anlamında pek çok getirisi oldu. Bunu göz ardı edemeyiz. Ancak bugünkü bu süreci incelediğimizde, sisteme entegre olan pek çok kültür gibi hip hop’un felsefesinden tutun da giyim kuşamına kadar pek çok parçası yeni bir “trend” halini aldı.

Moda dünyasının bir zamanlar bir statü göstergesi olan büyük Avrupa markalarının, geçmişte “kaale almadığı,” hip hop kültürüne ve rapper’lara yönelmesi boşuna değildir elbette.

Bu durumun uzun süre bu şekilde devam edeceğiniz söylesek yanlış olmaz; falat hip hop kültürünü ve rap’i nasıl bir gelecek bekliyor, bundan biraz bahsedebiliriz:

Hip hop’un bir müzik türü olarak popülaritesi artık yadsınamaz ve bu nedenle müzik endüstrisinin güçlü bir ögesi. Göz önünde bulunan popüler rapper’lar da bu popülariteden nemalanacaklar ve hip hop ana akıma ve modaya daha fazla entegre olacak.

Flow Radyo

Siyahiler Amerika’da polis şiddetine, ayrımcılığa ve ötekileştirmeye bugün dahi maruz kalıyor ve bu sorunlar geçmişten bugüne kökten çözülmüş değil. 50’lerden 80’lere kadar Afrikalı Amerikalılar için güçlü bir muhalif mecra olsa da, hip hop bugünün sorunlarına bir çözüm olmaktan çok uzak. Popüler isimlerin dev moda markaları ile işbirlikleri ve sponsorlukları ve bundan dolayı daha fazla göz önünde olmaları bunun en net kanıtı. Kanye West, Lamar, Drake gibi isimler bugün dünyanın pek çok ülkesinde konserlere çıkıyor, festivallerde ve magazin sayfalarında boy gösteriyorlar. Bununla birlikte bu isimlerin büyük markalarla anlaşmaları var ve moda dergilerinin sayfalarını da süslüyorlar.

Bugünkü koşullar altında baktığımızda hip hop mücadelesinin başka biçimlere evrilebileceğini söyleyebiliriz. Siyahilerin özgürlük mücadelesinde ve politik sahnede var olmalarıyla Malcolm X, Martin Luther King gibi isimlerin sözleri ve mesajları hala geçerli. Tupac ve Dr. Dre gibi rapper’ların da müziklerinde bu isimlerin felsefeleri yer alıyordu. Ancak sadece rap yapmak veya politik sahnede olmak bugün için yeterli değil, yeni medya araçları ve internet her alanda ve her mücadelede en güçlü araç. Bu durumun hip hop’un varlığını nasıl ve hangi yönde etkileyeceğini zaman gösterecek.

Sonuç olarak hip hop kültürünün yarattığı popüler ürünlerin, günümüz kapitalist dünyasında nasıl önemli bir ticari gelir kaynağı olduğunu görebiliyoruz. Ne var ki hip hop’un temelde ifade ettiği direnişi ve içinde organik olarak barındırdığı muhalif tavrı biliyoruz ve bu tavrı günümüzde sürdürebilmek adına, Flow Radyo olarak evrensel değerleri göz önünde bulundurarak çalışmalar yürütüyoruz. Bugün bu alanı yeniden konuşmanın ve onun asıl yönünü hatırlatmanın önemli olduğunu düşünüyoruz.

Kaynak:

forbes.com

 

 


Paylaş