Özel Dosya: Birçok Çocuğun İlhamı; Nas

23 Mart 2018 Makale/Röportaj


90’lar çocuklarının uluslararası kültürel gelişiminde video kliplerin büyük bir etkisi var. Özellikle ekranda gördükleri tarafından merak duygusuyla dolan çocuklar, daha fazlası için oldukça yoğun bir tutku ile de tanıştılar. Kendi çeperimde, “bu müzikler, bu insanlar kim, bu sokaklar nerede?” sorularını sormaya başladığım dönemlerde Nas, I Can klibini izlemiştim. Beatlerinde Ludwig Van Beethovan’ın Für Elise’si olan şarkı, herkesin aklında kendine yer etmiştir. Videoda bir sürü çocuk, “Biliyorum, yapabilirim. Ne istersem onu olabilirim!” diye melodiye ve Nas’a eşlik ediyordu. Hatırladınız mı? Şimdi hikayenin biraz daha içine girelim.

“Shortie”, Illmatic albümünü dinleyince

1988 yılında The Source kuruldu. Bu dergi, o dönemde Amerika’da okuyabileceğiniz en kaliteli hiphop, politika ve kültür içeriğini üretiyordu. Bu binada bir “Shortie” vardı. Adı tam bir prodüktör adı gibi gelse de aslında Shortie, bu dergide çalışan bir stajyerin mahlasıydı. Gerçek adı Minya Oh olan genç kadın, 94 yılının başlarında, Nas’in Illmatic albümü ile tanıştı. Baştan sonra dinleyip albümde hiçbir kusur bulamayan Shortie, dergi editörlerini ikna ederek, dönemin en önemli ödülü olan ve tarihte sadece 45 albüme verilen Five-Mic damgasını, Illmatic’in kapağına yerleştirmeyi başardı. Bu sayede, Shortie ve herkes Nas’in bir klasik yarattığını kabul etti.

Albüm 20 yaşına girdiği zaman, Shortie; “Albümü her analiz ettiğimde, yanlış hiçbir şey olmadığı gerçeğinden asla kaçamadım.” açıklamasıyla, Illmatic ile ilgili 20 yıl sonra bile aynı fikirde olduğunu belirtti.

Nasıl Nas ilham olmayı başardı?

Google’da adını “ilham” kelimesiyle arattığınız zaman karşınıza “yüz bilmem kaç ilham verici Nas dizesi” gibi şeyler çıkacak. Çünkü Nas iyi bir rapçi olmanın da ötesinde muazzam bir şair. Bunu 2pac Amaru Shakur da kabul etti. Biz de edebiliriz. Ayrıca bununla birlikte Nas’in müzisyen babasıyla yapılan röportajlarda da henüz 3-4 yaşlarındayken hiçbir ders almadan kusursuz bir şekilde trompet çaldığını öğrenebilirsiniz. Daha sonra dudaklarının şekli bozulacağı için Nas’e trompeti yasaklamışlar. Akabinde o kadar üzülmüş ki, bir daha asla trompeti eline almamış.

Zaten ancak, büyük hayalleri ve yetenekleri olan insanlar böyle bir ilhamlarını kaybedince başkalarına ilham olmaya başlıyor. Nas’in hikâyesi de tam olarak buralarda bir yerde kendini göstermeye ve fark yaratmaya başlıyor.

Queens vahşiliği

Queens’te geçen çocukluklarla ilgili iki farklı bakış açısı var. Kimileri için mükemmel bir çocukluk, çünkü kimse hayatın değerini, tehlikesini ve çirkinliğini o kadar erken öğrenemiyor. Kimine göre de berbat bir çocukluk. Çünkü kurşunlar dört bir yanı sarmış, polisi, savcısı sizi değerli görmüyor ve tercihlerin kısıtlı; ya okula gideceksin ya da satıcı olarak hayatına devam edeceksin. Nas de Queens’in en çılgın dönemlerinden geliyor. Trompetteki yeteneği, diğer çocuklara göre daha sakin ve sessiz oluşu, annesinin Nas’i okutmak için ciddi bir emek harcamasını sağlıyor. Fakat Nas bildiğimiz Nas. Dahi bir şair bir okulu ne kadar sevebilirse, Nas de okulu o kadar seviyor ve duvarlara sanatını aktarmaya başlıyor. Kısaca kendisi de bağırarak “Okuldan nefret ediyorum” diyenlerden.

Plak satışları, hip hop yükselişi ve keşfedilecek yeteneklerle dolu sokaklarda Nas’in akıl hocası Willy “Ill Will” Graham ile yolculuğu başlıyor. Yazdığı sözler kısa sürede şarkılara dönüşüyor ve klasiklerle dolu albümler de geç kalmadan raflarda yerini alıyor.

Şarkı sözleri ve yanında “bir şeyler”

Elbette, Nas’in kusursuz bir şair olması şaşırtıcı bir şey değil. Uluslararası üne kavuşan veya milyondan fazla albüm satan birçok rapçi için “kusursuz bir şair” denebilir. Fakat Nas bir noktada tüm bu rapçilerden ayrılıyor. Öncelikle şarkı sözleri çok güzel fakat bu güzelliği hissederken yepyeni bir deneyim de yaşatıyor. İnci gibi tane tane duymanızı sağladığı sözlerin diğer şarkılardan biraz daha samimi bir duruşu var. Sadece dürüstlük veya netlik değil, insana kolayca empati yaptırabilen ve ilham olabilen şarkı sözlerine sahip. Bu yüzden dinlendiği zaman sadece hayranlık veya sevgi değil, beraberinde samimi bir arkadaşınızdan öğüt dinliyormuşsunuz hissini de getiriyor. Bir tane favori sözlerimizden koymamak olmaz:

“Your look reflects whats happening in your mind.” – Nas


, ,

Paylaş