Pulitzer’li Hip Hop Günleri

18 Nisan 2018 Makale/Röportaj


Günümüz hip hop dünyasında isyanını adım adım yükselerek tüm dünyanın görebileceği hale getiren Kendrick Lamar, 2018 Pulitzer Müzik Ödülü’nün sahibi oldu. DAMN. albümü ile yıllardır hasreti çekilen ulusal çerçevede bir politika eleştirisini gediğine oturttu. Hip hop’ın gerçekte ne olduğu konusunda şüphelerin etrafımızı sardığı bir zamana gerçekten etkili bir giriş yaptı.

Hip hop’ın pop örtüsü altında küçük düşmanlıklarla bezenmiş olduğu bir gerçek. Fakat Kendrick Lamar hem gerçek bir sosyolog hem de müzikal açıdan aşırı yetenekli. Albümlerinin ve çivi gibi çaktığı şarkı sözlerinin üstüne bir de Beyonce ile düeti Freedom şarkısından sonra politik duruşa sahip ve herkesin anlayabileceği dildeki ulusal politika eleştirisi, Pulitzer’i alan ilk hip hop sanatçısı olmasını sağladı.

Bazı sanatçıların (mesela Lil’ Wayne) “Black Lives Matter” direnişine “bağlı” olmadıklarını itiraf etmesinin ardından Kendrick Lamar’ın bambaşka duruşu hem dikkat çekmesi açısından doğru bir adım oldu hem de müzikal açıdan kulaklarımızın pasını sildi. “Günümüzün Nina Simone’u” manşetli yazıların altında Kendrick Lamar’ın hayat hikayesini okumak bile mümkün. Hip hop’ın kökü elbette politikaya dayanıyor. Farklı tarzlara veya yeniliklere yönelmek de hata değil. Köklerden uzaklaşmadan yapıldığı sürece duyacağımız her sesi takdir etmeye devam edeceğimiz, Kendrick gibi derdini net ve aşırı akıllı bir şekilde ifade eden hip hopçılarla tanışacağımız günler umarım yakındadır.

Bu Pulitzer Ödülü’nün aynı zamanda Trump’ın gözüne sokulan bir parmak olarak da kabul edebiliriz. Ödül törenlerinde her şeyin bir sis perdesi ardında karar verildiği ortada. Yine de tarzımıza, duruşumuza ve zevklerimize hitap eden isyanlar ödüllendirildiğinde sevinmek konusunda oldukça rahatız.


, , ,

Paylaş