RÖPORTAJ – Captain Kubar

3 Temmuz 2018 Makale/Röportaj


Emre Tuncel a.k.a Captain Kubar, Türkiye’de öncelikli olarak trip hop’ın kaliteli bir üreticisi. Ardından da enstrümanlarla kurduğu nefis bağ geliyor. Trip hop’ı dünya müziği ile buluşturan Captain Kubar’ın 2018 içinde çıkardığı “Space Camels” adlı albümü birçok enstrümanın ustasıyla çalışmış gibi zengin notalara ve seslere sahip. Kendisine birkaç soru yönelttik, nefis cevapları için de teşekkür ederiz.

Flow Radyo: Nerelisin, kaç yaşındasın, nerede yaşıyorsun? İlk aklına gelen ilk üç müzisyen kim ya da en sevdiğin?

Captain Kubar: İstanbul’da doğdum. 28 yaşındayım ve çocukluğumdan beri İstanbul’da yaşıyorum. En sevdiğim müzisyen konsepti benim için dönem dönem değişiyor, her dönem başka bir şeye takıyorum. Bu aralar çok dinlediğim ilk üçü saymam gerekirse Khruangbin, Anderson Paak ve Tuff Lion’ı sıralayabilirim.

Flow Radyo: Geniş bir enstrüman yelpazen var, şarkılara yerleştirme şeklini de ustaca bulduk. Bize enstrümanlarla olan ilişkinden biraz bahsedebilir misin?

Enstrümanlarla olan ilişkim çok küçük yaşlarıma dayanıyor. Hatta bununla ilgili çok garip bir hikayem var. Ailem beni 8 yaşında mandolin kursuna gönderiyor, sene sonunda bir gösteri yapılacak herkes buna hazırlanıyor. Sene sonundaki gösteriden bir ay önce, mandolin öğretmeni ailemi çağırıp “Bakın bu çocuk hiçbir şey çalamıyor, gösteriye çıksın ama arkalarda dursun” gibi bir laf ediyor. Bu konuşmaya kulak misafiri olunca nasıl bir gaza geldiysem, bir ayda tüm kurs boyunca öğretilenleri öğrenip, üstüne tüm sınıftan daha iyi bir performans sergileyerek sene sonu gösterisinde solo sahibi oldum. O günden itibaren enstrümanlarla aram açıldı sanırım, hangi enstrümanı elime alsam onunla şansım yaver gitti. Bir süre keman, sonrasında ise uzun bir süre klasik gitar eğitimi aldım. Liseye geldiğimde bir rock grubu kurduk, besteler ve coverlar yapmaya başladık. O şarkıları çalabilmek için oturdum blues, caz öğrendim ve sololar ezberledim… Daha sonra üniversitede de bir progresif rock grubu denemem oldu, onda da bir sene bas gitar çaldım. Uzun lafın kısası, yıllardır çok farklı tarzlardan beslendim ve bu tarzların nasıl icra edildiğini ilk elden öğrenme, deneyimleme şansım oldu. Bu beslenmenin birikimiyle ortaya çıktı aslında Captain Kubar. İlk başta kafamda işitsel bir projeydi, batının elektronik ritimleriyle, doğunun enstürmanlarını birleştirsem nasıl olur diye düşündüm. Sonrasında, “Doğu enstrümanlarıyla blues solosu olsa nasıl olur acaba?” düşüncesi geldi aklıma ve Roll Up parçası ortaya çıktı. Reggae olsun ama içinde ud olsun dedim, Helalize It geldi dünyaya. Her bir şarkı benim için işitsel bir dünya, işitsel bir proje. Asıl amaç asla yan yana gelince bu kadar uyumlu olabileceğini düşünemeyeceğimiz şeyleri bir araya getirip eklektik bir sentez yaratmak.

Flow Radyo: Gelecek planlarında öncelikli yapacakların neler? Senden neler beklemeliyiz?

Captain Kubar: Şu anda hala ilk albümün ve Captain Kubar’ın isminin tanıtılması sürecindeyim. Bir yandan da ikinci albüm için çalışmalar devam ediyor, hatta albümün büyük bir çoğunluğunun bittiğini bile söyleyebilirim. Ama öncelikle bir YouTube kanalı aracılığıyla her hafta insanlarla yeni canlı performans videolarımı paylaşarak kendimi tanıtmak ve adımı duyurmak gibi bir planım var. Eylül’e kadar planım sosyal medya üzerinde yoğunlaşıp, çevrimiçi bir varlık kurabilmek. Bu yolla canlı performans için teklifler ve fırsatlar da gelmeye başlayacaktır diye umuyorum. Eylül gibi de ikinci albümü yayınlamayı düşünüyorum.

 

Flow Radyo: Bir vokalle çalışmayı düşünüyor musun?

Captain Kubar: Bu belki de üçüncü ya da dördüncü albüm için kafamda olan bir plan, ama öncelikle enstrümental olarak yarattığım dünyanın sınırlarını keşfetmek istiyorum. Sonrasında bir albümü Massive Attack’ın Mezzanine’i gibi kurma, o konseptte farklı vokallerle bir çalışma hazırlama fikirlerim var. Ama şu aşamada dediğim gibi müzikal olanakları test etmek benim için daha önemli. Hem vokaller konusunda çok hassasım, sesini gerçekten beğenmem gerekiyor çalışmam için, belki de daha karşıma öyle bir fırsat çıkmamıştır 😊

Flow Radyo: Türkiye’deki müzik sahnesi hakkında ne düşünüyorsun?

Captain Kubar: Türkiye’deki alternatif müzik sahnesini oldukça başarılı buluyorum, hatta yabancı alternatif sahnesinden de daha başarılı bence. Örneğin bu sene Arctic Monkeys’in çıkardığı albümle Büyük Ev Ablukada’nın Fırtınayt’ını karşılaştırdığınız zaman, Fırtınayt bir başyapıt kalıyor onun yanında. Ezhel’in Müptezhel’ albümünü de Kendrick Lamar’ın albümü Damn’den daha çok sevdiğimi söyleyebilirim. Müzikal anlamda çok değerli işler yapılıyor ve bence gayet uluslararası standartlar olarak kabul ettiğimiz değerleri de taşıyorlar. Türkiye müzik sahnesinde ismi duyulunca saygı duyulan isimlerinden biri olmak isterim, bundan da gurur duyarım. İyi gidiyor bence, hep birlikte daha iyisini yapacağız umarım.


, ,

Paylaş