Röportaj: JANSET

7 Ekim 2017 Genel Makale/Röportaj


Janset çok yakında adını sık sık duyacağınız nadide kadın MC’lerden bir tanesi. Geçtiğimiz Temmuz ayında Türkiye’nin en köklü hip hop ailelerinden birisi olan Kadıköy Acil‘in Hip Hop is Back tekne partisine katılmıştık. Konserler sırasında Türkçe rap’in sevilen isimlerinden Yener Çevik, parti katılımcılarına bir sürpriz yapıp İngiltere’den gelen bir misafirini sahneye davet etmişti. Biz Flow Radyo ekibi olarak Janset‘i bu şekilde tanıdık. Sahnedeki enerjisine, tarzına ve müziğine hayran kalınca da kendisini sie de tanıtmak için Janset‘le çok samimi bir röportaj gerçekleştirdik. Bizi kırmayıp Londra’dan sorularımızı cevaplayan Janset‘in parçalarını bundan böyle Flow Radyo’da sık sık duyacaksınız. Keyifli okumalar!

Müzikle uğraşmaya nasıl başladın?

12-13 yaşında şiir yazıyordum. Öyle bir şeydi ki sürekli şiir yazıyordum. Bir gün, bir zaman geldi ve dedim ki bunu neden müzikle birleştirmiyorum. Evde, dışarda, denizde bile müzik dinleyen bir insanım hatta, nasıl bunu birleştirmeyi düşünemedim dedim. Bana anlam veren şey hep müzik oldu. 2000’lerde grime öncesi garage müzik türünü duyup çok etkilenmiştim. Ben de bunu yapabilirim, hayata bakışımı, etrafımda olanları, duygularımı neden müziğe yansıtmayayım, dedim. Bir de etrafımda bunu yapan kız hiç yoktu. Neden yok diye de sorguladığım bir zamandı. Ben bunu yapacağım dedim ve öylece de başlamış oldum.

Hip hop’a ilgin ne zaman ve nasıl başladı? Kimleri dinlemek sana ilham veriyor?

Ben İngiltere hip hop’ını çok severek dinliyordum. O dala girmek için daha çok yazmaya başladım. Ben küçükken P. Diddy, 2Pac, Lauryn Hill, Immortal Technique, Mos Def, Common, Talib Kweli falan dinliyordum. Tam da hip hop kültürüyle ilgilenmeye başladığım zamanlardı. Ama tabii şimdi sadece rap dinlemiyorum, müziğe bakış açım çok değiştiğinden çok acaip şeyler dinlemeye başladım birkaç yıldır özellikle. Ama hip hop benim ruhumda var, 14 yaşımdan beri hip hop’a bağlıyım. Bir yanım elektronik müzik de çok seviyor ama bir yanım hip hop’a deliriyor. Farklı müzikler farklı şeyleri besliyor bende.

Şimdi Kendrick Lamar’ı çok çok seviyorum mesela. Hatta bence Kendrick Lamar hip hop’un bozuk gösterilen imajını kurtarabilecek insanlardan. Para, güç, imaj gibi şeyler çok ortaya dökülür oldu maalesef. Ben bunu istemiyorum bilinçle rap yapan ve düşünen insanları takip etmek istiyorum. Başka şeylere yöneldim bu süreçte ama hip hop’la bağımı asla koparmadım. İngiltere’den Task Force çok iyi. Bende durum bira farklılaştı. 12 seneden beri yazıyorum, rap yapıyorum ama bu anlamda tanınmıyorum buralarda. Daha değişik işlerle tanınıyorum.

Londra’da ve Avrupa’nın çeşitli yerlerinde performansların oluyor. Londra dinleyicisi ve Avrupa dinleyicisi arasında fark var mı?

Hem var hem yok. Londra’da insanlar bir şey beğeniyorsa bunu sana maksimum seviyede gösterirler. Performans sırasında bunu açık açık gösterirler ama sevmiyorlarsa onu da o şekilde göstermekten hiç çekinmezler. Dinleyici olarak da öyle bir kulak ve yaklaşım var. Seviyorlarsa bunu çok fazla hissedersin, sevmiyorlarsa onu da çok fazla hissedersin. Bir de burada şu an herkes ama herkes MC olmak istiyor, hatta alakasız insanlar bile. Avrupa’da Belçika, Hollanda, Norveç gibi ülkelerde sahne aldım. Oralarda da insanlar seni dinler ama sevdi mi sevmedi mi anlayamazsın. Çok sever birisi, ama eşlik etmez, yüzü gülmez, dans etmez. Birisi de hiç sevmez ama sana yansıtmaz, oradan da çıkmaz, gözlemlemeye devam eder.

Dünya genelinde hip hop kültürünün kendini yükselişe geçirdiği bir zamandayız. Sence rap müziğine bakış Londra’da ve İngiltere genelinde nasıl?

Dünyada cidden hip hop değişik yerlere gelmeye başladı ki bu da bir başarı bence. İyi bir duygu. Basitçe sokak kafası dediğimiz şeyin ticarileştirilmiş olması anlam kaybı yaratıyordu ama şimdi gerçek sokak kafası kendini göstermeye başlıyor. Artık çok daha fazla duygu veren bir noktaya ulaşıyor hatta. Biz biraz daha grime’a yakınız. Türkiye’de de hızlı hızlı ve keskin rap yapanlar, flow’u böyle olanlar yani grime’a yaklaşanlar veya grime yapanlar var.

Birkaç yıl öncesine kadar grime türü müzik olarak kabul edilmiyordu. “Bu müzik mi?” deniliyordu. Sonra Amerika’da Drake gibi büyük isimler ilginç bir şekilde bu türe ilgi göstermeye başladı. Eskiden Londra’da insanlar Amerikan aksanıyla rap yapmaya çalışırlardı ve bu bana garip gelirdi, bu bizim tarzımız ya da kullandığımız kelimeler değil diye düşünürdüm. Ama Drake’le birlikte başka birçok büyük sanatçı artık bizim kelimelerimizi ve tarzımızı kendine uyarlıyor oldu. Bu çok fazla kapı açtı bize, yüzümüz gülüyor 🙂 . Buradaki hip hop burada tanınır ama sanatçılar burada patlamalarını yaşayamaz, genelde Amerika’ya geçiş yaparlar. Ama 5 senedir falan grime baya patladı. Hiç alakasız insanlar bizim müziğimizi dinler, merak eder oldu. Bir de bütün dünya şu an bunu takipte, bunun gerekliliğini fark etti insanlar. Sürekli yükseliyor müziğimiz ve yükselmeye de devam etsin.

Türkiye’de rap müziğini nasıl görüyorsun? Beğendiğin isimler kimler?

Ben Yener Çevik’i tanıdığımdan beri Türkiye rap müziğine daha yakın oldum. Ama ondan ayrı olarak Deniz Tekin, Yüzyüzeyken Konuşuruz falan dinliyorum. Ailem daha çok türküler, Türkiye Halk Müziği  gibi şeyler dinliyor. Benim ruhumu açmıyor tabii onlar çok. Yener Çevik, 9Canlı, Sansar Salvo, Ceza, Ayben çok iyi isimler. Takip edemiyorum çok neler yaptıklarını ama az çok biliyorum tarzlarını ve işlerini. Yener Çevik benim çok çok sevdiğim bir dostum, abim. Bana çok destek veren, beni çok kötü modlardan çıkartabilen bir arkadaşım. Türkiye’ye ne zaman gelsem görüşürüz. O gün beni sahneye almasına çok duygulandım, kendisine sonra çok teşekkür ettim. Bana “Saçmalama kardeşim, sen burada olsan hep çıkarız” dedi hatta 🙂 . Bu arada Eypio’nun ‘Yok’ diye bir parçası var, onu duyduğumda da çıldırdım mesela 🙂 Unuttuğum çok isim var tabii, çok sıkı takip edemiyorum maalesef. Çok yetenekli insanlar var Türkiye’de de ve umarım dünya da bunun farkında olur.

Janset

Seni Kadıköy Acil’in Hip Hop Is Back Tekne Partisi’nde İstanbul’da tanımış olan birçok insan var. Türkiye’de projelerin oluyor mu?

Yener Çevik’in beni sahneye çıkarmasına çok sevindim. Değişik bir deneyim oldu bana. İnsanlara da değişik bir deneyim oldu tabii. İnsanlar da beğendi galiba 🙂 Yener abiyle (Çevik) biz hep öyleyiz zaten, saatlerce oturup uzun uzun konuşuruz, rap yaparız falan ama tekne olayı çok eğlenceliydi. Bunun dışında 9Canlı ve Sarkopenya’yla yaptığımız bir parça var zaten. Sansar Salvo’yla beraber bir şey yapıyoruz. Bu sene zaten beraber sahne almıştık, orada tanıştık şimdi de bir parçamız bitmek üzere. Bunu da ilk defa burada paylaşıyorum 🙂 . Bir de ben, Sansar Salvo, Yener Çevik, TekMill birlikte bir konser yapmayı düşünüyoruz bir ara Londra’da. Londra için de çok acayip bir şey olacak. Bizim için eğlence seviyesi maksimum olur tabii 🙂 . Projeler var yani, çok değişik insanlarla da var ama şimdilik pek detay veremiyorum.

Çok fazla kadın rapper duyamıyoruz maalesef ama sen bu konuda genç rapperlara güzel bir örneksin. Sence neden kadınlar daha az yer alıyor rap dünyasında? Genç rapperlara neler tavsiye edebilirsin?

15 yıldır rap yapıyorum ve çok değişik insanlarla tanışıyorum ama en yakınlarım çok küçük bir çevre. Çok güvendiğim bir çevre bu. Bu çevrede de bunu dışında da kadınların azlığının ben de farkındayım. Kadınlarda aslında kendine güven çok var ama bunu içimizde tutuyoruz nedense. Bu kadar farklı düşünen, duygusunu anlayıp yansıtabilen bir halimiz var ama bunu kullanmaktan kadınlar korkuyor bazen. Ben güzel olsam yeter, hiçbir şey olmasa bana bu şekilde kapı açılır gibi kötü bir açıdan bakıyorlar çoğu zaman. Ben hayata asla böyle bakmıyorum. Arkadaşlarım her cinsten ve herkese çok büyük saygıyla yaklaşıyorum. Maalesef gördüğüm şey genelde şu; kadınların düşünce yapısı çok kapalı kalıyor, bu kadar erkeğin içinde “ben bunu nasıl yapacağım” diyorlar. Ben şunu söyleyebilirim; boş ver gitsin!

Bunu Fransa’da bir kıza söylemiştim müziğimi takip eden. Şovdan sonra geldi yanıma, bana hikayesini anlattı, ağladı. Ben de dedim ki, bunların hiçbiri gerekmiyor, sen bir şey yapmak istiyorsan yapacaksın. Yağmurda yürümek istiyorsan yürüyeceksin. Bir şey atmak istiyorsan atacaksın, yükseğe çıkarmak istiyorsan çıkaracaksın. Benim tavsiyem sadece kadınlara değil herkese, demek istediğin şeyin değerini fark et ve bunu yansıt. Express yourself! Bunun bir cinsiyet farkına da kesinlikle dönmemesi lazım. Maalesef ortamda kadın rapper yok ya da çok çok az, olduğunda da bir yerlere gelmeleri çok zor olabiliyor. Başlayıp bırakan çok var. Gereken desteği göremiyorlar, aileleri, arkadaşları bunu istemiyor, sen yapmasan da olur deniyor kadınlara. İlerisini göremiyorlar başladıkları işin. Kendilerinin ne kadar önemli olduğunu bir fark etseler ve kendi diyeceklerinin başkalarını ne kadar etkileyebileceğini fark etseler her şey çok değişecek. Ben iz bırakmak için yaşıyorum, bunu çok iyi biliyorum, benim bu işi yapma amacım bu.

Janset

Rap ve Dub müziği dışında nelerle ilgileniyorsun? Kendini geliştirmek istediğin başka alanlar var mı?

Soundtrackler yapıyorum. Çok sinematik, atmosferik film ve belgesel müzikleri yapıyorum. Reklam müziği yapmak gibi şeylerle de ilgileniyorum. 4-5 yıldır böyle bir database oluştu. Yeni label’ımla bunu da lanse etmeye başlayacağım. Bununla beraber bir de ajans çalışması var. İnsanların ihtiyaçlarına göre müzik tasarlama şeklinde ilerleyecek bir ajans bu. Rap’le alakasız tabii bunlar. Sözsüz, görsel şeyleri renklendirme adına yapılan bir iş olacak bu. Yakında bu da ses getirecek bir şey olacak gibi geliyor. Hatta yavaş yavaş o yöne de biraz kayabilirim. Ama ben 65 yaşında hala rap yaptığımı görebiliyorum 🙂 . Yürüyemesem bile rap yapacağım ona eminim. Okula devam etmek istiyorum bir de. Film müziği üzerine eğitim almak istiyorum. Zaman bulabilirsem tabii.

Flow Radyo dinleyicilerine bir mesajın var mı?

Kendin gibi olmaya korkma, her kimsen o ol ve başka hiç kimseye bakıp de kendinden üstün görme takıntısı yaratma. Müzik, resim, fotoğraf, video ne olursa olsun uğraştığın yaratıcı bir dal varsa hayatını buna vermekten korkma. Hayatta yaratıcı olmaktan daha güzel bir şey yok.

Janset’e bu güzel röportaja vakit ayırdığı için teşekkür ederiz. Biz Janset’i Türkiye’ye her geldiğinde yakalamaya, yeni işlerini en yakından takip edip, ilk önce sizinle buluşturmaya devam edeceğiz.
Bol Şans Janset!

Janset’i takip etmek için:

Facebook

Instagram

Twitter

Soundcloud


, , , , , , , , , , , ,

Paylaş