Yazı Dizisi: Türkiye ve Hip Hop Vol 2 – Kültüre Derinden Bakış

10 Mayıs 2018 Makale/Röportaj


Vol 1’i okumak için buraya tıklayın.

Hip Hop, her kültür gibi tarihinin ve emellerinin doğru şekilde anlaşılmasını ister. (16 Mayıs 2001’de Birleşmiş Milletler’e UNESCO imzasıyla Hip Hop’u bir kültür olarak tanımlayan barış bildirgesi sunuldu.) Bunun için çabalayan, Hip Hop’u gerçekten toplumu uyandırmak, motive etmek, umutlandırmak için kullanan birçok MC ve OG’ler ile tanışma ve sohbet etme, kimileriyle de çalışma fırsatım oldu. Hepsinin söylediği ve hem fikir olduğu gerçek şu ki; Hip Hop kültürünün/endüstrinin artık yol ayrımında olduğu, piyasanın kültürü ne derecede yozlaştırıp bitirmeye çalıştığı ve ne derecede de başarılı olduğu.

İşin gerçeği, eski okul kafası endüstri tarafından tamamen bitirilmeye çalışılıyor. Fakat bir yandan da Kendrick Lamar, J-Cole, Vic Mensa, Mad Squablz, AFRO gibi eski okul tarzını ve ruhunu taşıyan, ama ses ve görsel açıdan yeniliklerle dolu yapımlar sunan genç sanatçıların ortaya çıkması, kültürün yeniden canlanması için güçlü bir umut olarak görülüyor.

“Bize ne ya elin Amerikalısından ve oranın rapçilerinden. Biz Türkiye’deyiz ve Türkçe rap dinleriz, gerisi bizi bağlamaz!” diyor olabilirsin ama konu Hip Hop olduğu zaman bu işe biraz emek vermek, sabretmek ve biraz geride durmak gerekiyor.

Nedir bu eski okul? Neden bilmemiz gerek?

1980’lerin sonuna kadar Hip Hop, müziğinde ağırlıklı olarak barış, sevgi, birlik, anlayış ve eğlenme mesajları barındırırdı. Sosyal, ekonomik, politik birçok konuya da akıllı mecazlar ve hicivlerle değinilirdi. Hak ve adalet konularında desteklenen siyah özgürlük ve sivil toplum hareketlerinin mesajları duyulurdu. Aynı anda eğitici, öğretici ve eğlendirici yapıya sahip bir Hip Hop tam olarak eski okul Hip Hop anlamına geliyor aslında. Her daim saygı duyulan eski okul rapçiler, sahtecilik, şiddet, kadın düşmanlığı ve yersiz hakaretleri affedilmez olarak görüyorlar. Çünkü, bu tür içeriklerin yeni nesil genç rap dinleyicilerini nasıl bilinçsizce yanlış alışkanlıklara yönlendirdiğine, hatta bazen teşvik ettiğine, ve günün sonunda bu durumun mahallelerine ne kadar negatif yansıdığına tanık oluyorlar.

Yukarıda saydığımız MC’ler ve gruplar hala Amerika dışında Avrupa’dan Asya’ya düzinelerce ülkede kapalı gişe konser veriyor. Turne zamanlarından artan vakitlerinde bir çok üniversite, okul ve sivil toplum kuruluşlarında konuşmalar ve faaliyetler düzenliyorlar. Tarihten, sosyolojiye, müzikten politikaya birçok konu hakkında görüşlerini ve güncel haberleri paylaşıyorlar. Hip Hop’u, Hip Hop barış bildirgesi prensipleri rehberliğinde ileriye taşımak için emek veriyorlar.

Türkiye’de bu sanatçıların müzikleri ve verdikleri mesajlar yeteri kadar bilinmiyor demiştik. Karamsar değiliz, fakat Türkiye’de Hip Hop’un eğitim odaklı, eğlendiren ve daha çok paylaşıma açık hale gelmesi gereken bir kültür olduğuna ve bunun adına daha katedilecek çok yol olduğuna inanıyoruz. Öncelikle de bunun anlaşılmasını sağlamak gerekiyor.

Bu konuda herkes ne kadar elini taşın altına koymaya hazır? Bunu ilerleyen zamanlar gösterecek.


Paylaş

Yorum


Comments are closed.